CAFER AKSAY
Köşe Yazarı
CAFER AKSAY
 

KAPASİTE!

Değerli Dostlar; sizlerle “kapasite (sığa, kapsama gücü, yetenek ve kabiliyet) konusu ile ilgili paylaşımda bulunalım istedim. Kapasite, en genel tanımıyla bir şeyin içine alma, sığdırma veya taşıma sınırı ya da bir kişinin/sistemin bir işi yapabilme, üretme ve kavrama gücü anlamına gelir. Bir insanın hem fiziki olarak hem de psikolojik olarak belirli bir yük taşıma kapasitesi vardır.  Elbette bu durum her insan için farklılık gösterir. Şayet bir insanın 50 Kg yük kaldırabilme kapasitesi varken biz bu insana 60 Kg yük yüklersek biraz zorlanır yine de taşıyabilir.  Fakat 100 Kg yük yüklersek altında ezilir. Aynı durum psikolojik yük çekebilmek için de geçerlidir. Mevlana; “Gönül bir han gibidir.  Her geleni ağırlayamazsın. Bazısını kapının önünde selamla, bazısını içeri al. Bazısı öyle ağırdır ki, girerse evini çökertebilir.” Diyor. Kapıyı herkese açamazsın, kapının bekçisi sensin. Kendine küçük bir yoklama yapabilirsin: Bu gün kabımda neye yer açıyorum? Hangi sözü içeri alırsam ışığım artar, hangisi karartır? Hangi ağırlığı dışarıda bırakınca yürüyüşüm hızlanır?   Psikologların “bilgi yorgunluğu veya karar yorgunluğu” diye ifade ettiği durum, zihnin taşıyabileceğinden fazlasını üstlendiğimizde büyür. Bir nebze huzura hasret kalmamızın sebebi çoğu zaman bu fazlalıktır. Mistik gelenekler şöyle bir gerçeği anlatıyor bizlere: Kap her an dolu kalmak zorunda değil, boşluğun da kıymeti var.  Boş olan kap, taze suyu almaya hazırdır.  Zen öğretisinde paylaşılan hikâyeyi hatırlarsak; “Bana öğret” diyen öğrencinin fincanını doldurup taşırıyordu Usta.  Öğrenci, “artık almıyor” deyince, Usta gülümseyerek cevaplıyordu: “Senin zihninde öyle; boşalmadan yeniyi ağırlayamazsın” diyordu. Aşağıdaki harika hikâye ile konuyu şimdilik noktalayalım. (Kapasite konusu çok geniş olduğu için böyle bir cümle kurmayı uygun gördüm.) Bir kervancı devesine yük üstüne yük yüklemiş.  Altın, kumaş, yiyecek eşyalar vs. Deve aheste aheste ilerlemiş fakat bir saman çöpü konulduğunda yere çökmüş. Kervancı şaşkınlıkla bakmış; “Onca yükü taşıdın da bu saman çöpüne mi yenildin?” demiş. Bilge bir yolcu oradan geçerken şöyle demiş: “Hayır. Deve saman çöpüne yenilmedi.  Onu taşıyabilecek kapasitesinin bittiğini kabul etmeyen sahibine yenildi.” İnsan da böyledir. Çoğu zaman bizi çökerten büyük yükler değil, sınırlarımızı görmezden gelmemiz; kapasitemizin aşıldığının farkına varamamamızdır.
Ekleme Tarihi: 11 Haziran 2026 -Perşembe

KAPASİTE!

Değerli Dostlar; sizlerle “kapasite (sığa, kapsama gücü, yetenek ve kabiliyet) konusu ile ilgili paylaşımda bulunalım istedim.

Kapasite, en genel tanımıyla bir şeyin içine alma, sığdırma veya taşıma sınırı ya da bir kişinin/sistemin bir işi yapabilme, üretme ve kavrama gücü anlamına gelir.

Bir insanın hem fiziki olarak hem de psikolojik olarak belirli bir yük taşıma kapasitesi vardır.  Elbette bu durum her insan için farklılık gösterir. Şayet bir insanın 50 Kg yük kaldırabilme kapasitesi varken biz bu insana 60 Kg yük yüklersek biraz zorlanır yine de taşıyabilir.  Fakat 100 Kg yük yüklersek altında ezilir. Aynı durum psikolojik yük çekebilmek için de geçerlidir.

Mevlana; “Gönül bir han gibidir.  Her geleni ağırlayamazsın. Bazısını kapının önünde selamla, bazısını içeri al. Bazısı öyle ağırdır ki, girerse evini çökertebilir.” Diyor. Kapıyı herkese açamazsın, kapının bekçisi sensin.

Kendine küçük bir yoklama yapabilirsin:

Bu gün kabımda neye yer açıyorum?

Hangi sözü içeri alırsam ışığım artar, hangisi karartır?

Hangi ağırlığı dışarıda bırakınca yürüyüşüm hızlanır?

 

Psikologların “bilgi yorgunluğu veya karar yorgunluğu” diye ifade ettiği durum, zihnin taşıyabileceğinden fazlasını üstlendiğimizde büyür. Bir nebze huzura hasret kalmamızın sebebi çoğu zaman bu fazlalıktır.

Mistik gelenekler şöyle bir gerçeği anlatıyor bizlere: Kap her an dolu kalmak zorunda değil, boşluğun da kıymeti var.  Boş olan kap, taze suyu almaya hazırdır.  Zen öğretisinde paylaşılan hikâyeyi hatırlarsak; “Bana öğret” diyen öğrencinin fincanını doldurup taşırıyordu Usta.  Öğrenci, “artık almıyor” deyince, Usta gülümseyerek cevaplıyordu: “Senin zihninde öyle; boşalmadan yeniyi ağırlayamazsın” diyordu.

Aşağıdaki harika hikâye ile konuyu şimdilik noktalayalım. (Kapasite konusu çok geniş olduğu için böyle bir cümle kurmayı uygun gördüm.)

Bir kervancı devesine yük üstüne yük yüklemiş.  Altın, kumaş, yiyecek eşyalar vs. Deve aheste aheste ilerlemiş fakat bir saman çöpü konulduğunda yere çökmüş. Kervancı şaşkınlıkla bakmış; “Onca yükü taşıdın da bu saman çöpüne mi yenildin?” demiş.

Bilge bir yolcu oradan geçerken şöyle demiş: “Hayır. Deve saman çöpüne yenilmedi.  Onu taşıyabilecek kapasitesinin bittiğini kabul etmeyen sahibine yenildi.”

İnsan da böyledir.

Çoğu zaman bizi çökerten büyük yükler değil, sınırlarımızı görmezden gelmemiz; kapasitemizin aşıldığının farkına varamamamızdır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve erdemliajans.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.