CAFER AKSAY
Köşe Yazarı
CAFER AKSAY
 

HATIR İÇİN!

Değerli Dostlar: sizlerle “Hatır İçin...” konusunu paylaşalım istedim. “Hatır için" bir kişiyi kırmamak, üzmemek, değer vermek veya gönlünü hoş tutmak amacıyla bir şeyi zorlanarak da olsa yapmayı ifade eden Türkçe bir deyimdir. Bu ifade genellikle "Hatır için çiğ tavuk yenir" atasözünün bir parçası olarakta kullanılır ve sevilen insanlar uğruna normalde çok zor veya imkânsız görünen şeylerin dahi göze alınabileceğini vurgular. Konunun ilham kaynağı aşağıdaki harika kıssadır. TARİHTEN DERS ALINACAK KISSADAN HİSSE YEDİ SEKİZ HASAN PAŞA "Osmanlı’nın son dönemlerinde bir paşa vardır, Yedi Sekiz HASAN PAŞA. Bu lakapla bilinmesinin sebebi okuma yazması zayıf olan bu paşanın imzası Arapça yedi ve sekiz  rakamlarının birleşmesinden oluştuğu için adı böyle kalmış. Hasan Paşa Alaylı olduğundan okuma yazması zayıftır lakin hitabeti, görgüsü ve nezaketi çok gelişmiştir. Tam bir vatan sever olan Hasan paşayı çekemeyenler başına türlü çorap örerler ve sonunda Hasan Paşa azledilir, her şeyi elinden alınır. Hasan Paşa tebdili kıyafet ederek Adapazarı civarında bir çiftliğe bahçıvan olarak işe girer ve ailesiyle beraber orada çalışmaya başlar. Bir zaman sonra İstanbul’un zenginlerinden olan çiftliğin sahibi vefat eder, çiftlik genç oğluna kalır. Hariciye nazırlığında çalışan bu genç diplomat, çiftliğe gelir at bindiği sırada düşer elbiseleri çamur olur. çiftlik kahyası elbiseleri bahçıvanın hanımına götürür, hanım elbiseleri bir güzel yıkayıp ateş ütüsüyle de güzelce ütüler ve bir bohça içinde kızıyla gönderir. Diplomat bohçayı açar bakar elbiselerin katlanışından ütüsünden bu insanların sıradan olmadığını anlar. Oradaki saray terbiyesini hemen fark ederek, hülasa tanışıp görüşürler. Bir zaman sonra diplomat bahçıvanın damadı olur. Ancak durumun hassasiyetinden dolayı da bu evliliği gizli tutulur, artık sık sık çiftliğe gelmektedir. Bir gün çok sıkıntılı bir şekilde gelir İstanbul’dan ve odasına kapanır dışarı çıkmaz. Hasan paşa sıkıntılı bir durum olduğunu anlar ve damadının odasına girer bakar ki etrafa saçılmış onlarca kağıt, durumu sorunca , damadı “baba bu devlet işi sen anlamazsın bırak da çalışayım” der. Israrı üzerine derdini anlatır. Padişah bir görev vermiştir. Rus çarına öyle bir mektup yazılacak ki, çar savaşı göze alamayacak. Paşa bir de ben yazdırayım der ısrarla, damat istemeye istemeye kabul eder ve başlar söylediklerini yazmaya. Öyle bir üslupla yazdırır ki damadı şaşar kalır. Oldu baba oldu işte, baba sen kimsin? demeden de edemez Paşa açık vermez hemen yola koyulup doğruca padişahın huzuruna çıkar ve heyecanla mektubu okur. Padişah derki “bunu kim yazdırdı? doğru söyle” der, o da durumu anlatır. Padişah o senin bahçıvan dediğin adam bizim YEDİ SEKİZ HASAN PAŞAMIZ evladım der. tekrar göreve davet eder. Damat geri dönüp durumu babasına anlatır, Birlikte İstanbul’a gelip Padişahın huzuruna çıkıp şartını söyler, Padişah kabul eder. Plana göre üst düzey paşalar ve idareciler toplanır. Padişah der ki “bugün buraya sizin sadakatinizi ölçmeye çağırdım bana sadık olan şu tabağın içindeki b..ktan bir parmak alıp yiyecek” der. Ne kadar yağcı gevşek adam varsa dediğini yaparlar. Geriye on kişi kalır “siz ne beklersiniz, bana karşı mı geliyorsunuz hiç mi hatırım itibarım yok sizin yanınızda” diye hiddetlenir. Ölümü göze alan bu yiğit adamlar der ki “PADİŞAHIM HATIR İÇİN B..K YENMEZ” deyince Hasan Paşa gizlendiği yerden çıkar ve der ki; “İşte, Padişahım senin ve devletin gerçek sadık adamları bunlar” Hasan Paşanın bu operasyonunun, Osmanlının ömrünü kırk yıl uzattığı da söylenmektedir.
Ekleme Tarihi: 22 Temmuz 2026 -Çarşamba

HATIR İÇİN!

Değerli Dostlar: sizlerle “Hatır İçin...” konusunu paylaşalım istedim.

“Hatır için" bir kişiyi kırmamak, üzmemek, değer vermek veya gönlünü hoş tutmak amacıyla bir şeyi zorlanarak da olsa yapmayı ifade eden Türkçe bir deyimdir. Bu ifade genellikle "Hatır için çiğ tavuk yenir" atasözünün bir parçası olarakta kullanılır ve sevilen insanlar uğruna normalde çok zor veya imkânsız görünen şeylerin dahi göze alınabileceğini vurgular.

Konunun ilham kaynağı aşağıdaki harika kıssadır.

TARİHTEN DERS ALINACAK KISSADAN HİSSE

YEDİ SEKİZ HASAN PAŞA

"Osmanlı’nın son dönemlerinde bir paşa vardır, Yedi Sekiz HASAN PAŞA. Bu lakapla bilinmesinin sebebi okuma yazması zayıf olan bu paşanın imzası Arapça yedi ve sekiz  rakamlarının birleşmesinden oluştuğu için adı böyle kalmış.

Hasan Paşa Alaylı olduğundan okuma yazması zayıftır lakin hitabeti, görgüsü ve nezaketi çok gelişmiştir. Tam bir vatan sever olan Hasan paşayı çekemeyenler başına türlü çorap örerler ve sonunda Hasan Paşa azledilir, her şeyi elinden alınır.

Hasan Paşa tebdili kıyafet ederek Adapazarı civarında bir çiftliğe bahçıvan olarak işe girer ve ailesiyle beraber orada çalışmaya başlar. Bir zaman sonra İstanbul’un zenginlerinden olan çiftliğin sahibi vefat eder, çiftlik genç oğluna kalır.

Hariciye nazırlığında çalışan bu genç diplomat, çiftliğe gelir at bindiği sırada düşer elbiseleri çamur olur. çiftlik kahyası elbiseleri bahçıvanın hanımına götürür, hanım elbiseleri bir güzel yıkayıp ateş ütüsüyle de güzelce ütüler ve bir bohça içinde kızıyla gönderir.

Diplomat bohçayı açar bakar elbiselerin katlanışından ütüsünden bu insanların sıradan olmadığını anlar. Oradaki saray terbiyesini hemen fark ederek, hülasa tanışıp görüşürler.

Bir zaman sonra diplomat bahçıvanın damadı olur. Ancak durumun hassasiyetinden dolayı da bu evliliği gizli tutulur, artık sık sık çiftliğe gelmektedir.

Bir gün çok sıkıntılı bir şekilde gelir İstanbul’dan ve odasına kapanır dışarı çıkmaz. Hasan paşa sıkıntılı bir durum olduğunu anlar ve damadının odasına girer bakar ki etrafa saçılmış onlarca kağıt, durumu sorunca , damadı “baba bu devlet işi sen anlamazsın bırak da çalışayım” der.

Israrı üzerine derdini anlatır. Padişah bir görev vermiştir. Rus çarına öyle bir mektup yazılacak ki, çar savaşı göze alamayacak. Paşa bir de ben yazdırayım der ısrarla, damat istemeye istemeye kabul eder ve başlar söylediklerini yazmaya.

Öyle bir üslupla yazdırır ki damadı şaşar kalır. Oldu baba oldu işte, baba sen kimsin? demeden de edemez Paşa açık vermez hemen yola koyulup doğruca padişahın huzuruna çıkar ve heyecanla mektubu okur. Padişah derki “bunu kim yazdırdı? doğru söyle” der, o da durumu anlatır.

Padişah o senin bahçıvan dediğin adam bizim YEDİ SEKİZ HASAN PAŞAMIZ evladım der. tekrar göreve davet eder. Damat geri dönüp durumu babasına anlatır, Birlikte İstanbul’a gelip Padişahın huzuruna çıkıp şartını söyler,

Padişah kabul eder. Plana göre üst düzey paşalar ve idareciler toplanır.

Padişah der ki “bugün buraya sizin sadakatinizi ölçmeye çağırdım bana sadık olan şu tabağın içindeki b..ktan bir parmak alıp yiyecek” der. Ne kadar yağcı gevşek adam varsa dediğini yaparlar.

Geriye on kişi kalır “siz ne beklersiniz, bana karşı mı geliyorsunuz hiç mi hatırım itibarım yok sizin yanınızda” diye hiddetlenir.

Ölümü göze alan bu yiğit adamlar der ki “PADİŞAHIM HATIR İÇİN B..K YENMEZ” deyince Hasan Paşa gizlendiği yerden çıkar ve der ki;

“İşte, Padişahım senin ve devletin gerçek sadık adamları bunlar” Hasan Paşanın bu operasyonunun, Osmanlının ömrünü kırk yıl uzattığı da söylenmektedir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve erdemliajans.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.