DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Fatma Şahin SUNGUR
Fatma Şahin SUNGUR
Giriş Tarihi : 13-10-2021 10:46

KENDİMİZE GEÇ KALMAYALIM

Kendimizle ne kadar barışığız ve kendimizi ne kadar tanıyoruz. Birey olarak önce kendimiz olmamız gerekir. Çevremizdekilere de ona göre faydamız dokunsun hani bir laf vardır’ kendine hayrı yok diye ’işte tam da bu. Önce kendimize hayrımız olacak. Zaten kendimize hayrımız olunca da  çevremize de hayrımız dokunacaktır. Hayat telaşının içinde kaybolup gidiyoruz maalesef. Oysa ki  her şey koşuşturmadan ibaret olmamalı. Bazen de durup dinlenmeli insan. Hayat hızla akıp gidiyor zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyoruz bile. Öyleyse neden kendimize vakit ayırmak bu kadar zor geliyor? Neden her şeye ve herkese yetişirken kendimize geç kalıyoruz?

İnsanın kendine vakit ayırması bir bencillik göstergesi değil,  bilakis kendine olan bir borcudur. Ama bizler bunu yapamıyoruz ya da yapmak istemiyoruz. Burası bir muamma işte. Ya geçmişe takılıp kalıyoruz ya da gelecek kaygısıyla huzursuzluk yaşıyoruz. Geçmişe takılıp kalmamızın en büyük sebebi bizi üzen kişilere ve olaylara öyle bir kendimizi kaptırıyoruz ki aradan yıllarda geçse bizler halen daha ilk günkü gibi canımızın yanmasına izin veriyoruz ne yazık ki. Bu da genelde üzüldüğümüz olaylar karşısında kişilere tepkimizi göstermeyişimizden kaynaklanıyor. Bu nedenle yıllarca kendimizle iç savaş yaşıyoruz. Bizi üzen kıran hatta yaralayan insanlar hayatın tadını çıkarırken bizler kendimizi hayattan soyutluyoruz. Bizlerde olaylar karşısında bize haksızlık yapan kişilere yeterince tepkimizi göstersek, gösterebilsek emin olun ki o üzücü olay ve olaylara sebebiyet veren kişi veya kişiler bir daha canımızı yakamayacak ve bizler de unutup gideceğiz bu olayı. Bu hayat bizim, birinin veya birilerinin hayatımızı altüst etmesine izin vermemeliyiz; verdiğimiz takdirde kendimize en büyük haksızlığı yapmış oluruz. Saygı çerçevesi içerisinde ses tonumuzu bile yükseltmeye gerek duymadan bizi yıpratan insanlara karşı üslubumuz net olsun ki bir daha bizi üzecek cesareti kendilerinde bulmasınlar. Bizlerde geçmişe takılıp kalmaktan kurtulmuş oluruz. Bu da hayatımızda çok güzel bir dönüm noktası olur. Hayatın tadını bizler de çıkarmaya başlarız o zaman.

Gelelim gelecek kaygısına; anı yaşamak varken gelecek kaygısı taşımamızın da bir faydası olmaz. Hayatımıza aksi olur; hatta hayat çekilmez bir hale gelir. Düşünsenize anı yaşamıyor gelecekte ne olup biteceğinin kaygısıyla kendimizi yiyip bitiriyoruz. Üzerimize düşen görevlerimizi hakkıyla yerine getirmeye özen göstereceğiz elbette; anı yaşamak kendimizi koyu vermek değil hiçbir zaman için.

Zaman çok kıymetli boşa giden ve boş insanlar için değerli zamanımızı harcamamızın bir anlamı yok. Her gün bir önceki günden daha çok kitap okuyalım. Bizim gelenek ve göreneklerimize uymayan dizileri izlemek için uykusuz kalmayalım. Televizyon izlemeyelim mi? Hayır tabi ki de izleyeceğiz ama izlediğimiz şeyler bizlere bir şeyler katmalı bizden bir şeyler alıp götürmemeli. Boş zamanlarımızda kitap okumayalım kitap okumak için zaman ayarlayalım. Sevdiğimiz müzikleri dinleyelim hatta onlara eşlik edelim beraber söyleyelim. Kısacası hayatımızı en güzel şekilde değerlendirelim. Hep pozitif olalım ki yaydığımız enerji çevremizdekileri de olumlu yönde etkilesin. Yüzümüzde hep tebessüm olsun. Canımızı sıkan olaylar olmayacak mı? İllaki olacak çünkü burası dünya, olaylar karşısında her zaman sakinliğimizi korumalıyız ki mantığımız devre dışı kalmasın ve daha sağlıklı düşüneli. Ve en önemlisi başta da belirttiğim gibi bize karşı haddini aşanlara tepkimizi en üsluplu şekilde göstermek olsun. Yoksa yıllarca canımız yanabiliyor maalesef.

 

Sevgiyle kalın, sevgi yayın, hoşça kalın…        

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Reklamı Geç
Advert