DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
NURSİMA POLA
NURSİMA POLA
Giriş Tarihi : 24-09-2021 15:13

EMEK OLMADAN...

Bugünkü yazım gençlik nereye gidiyor? Ne durumda gibi sorgulamalar üzerine olacak. Kendim de bir genç olduğum için sorular daha çok türüyor. Atatürk bize geleceği parlak,ufku geniş, öngörüsü ileri olan bir gelecek bırakarak aramızdan ayrıldı. Kitap okumak, tiyatro sahnesinde rol oynamak,kültürel programlara katılmak ve eğitim açısından refah seviyemizi her zaman en tepede tutmak gibi pek çok öğüt ve sorumluluk vererek gitti. Ben etrafımda gördüğüm genellemeye bakarsam durum vahim. Sizce de biz Atatürk'ün bıraktığı geleceğe sahip mi çıkıyoruz, yoksa geleceği geçmişte mi bırakıyoruz?

Günümüz dünyasında teknolojinin yanında sosyal medya da çokça gelişti. Sanat, tiyatro ve zanaat gibi kültürel ve sosyal faaliyetler ise neredeyse tabiri caizse sürümden kaldırılmış. Şimdi bu iki denksizliğin dengelerine bakalım. Günümüzden geçmişe ilerlemek istiyorum. Bugünkü gençlikte sabır yerlerde, öfke arş seviyelerde seyrediyor. Ki bu sabır mevzuuna bende dahilim. Herşeyin kolaya indirgenebildiği bu dünyada sabırda en alt seviyelere kadar indirgenebiliyor. Şöyle ki sabır ile kolaylık arasında ters bir orantı var. Kolaylık ne kadar varda sabır o kadar yok oluyor. Bir diğer sorun ise "öfke".Sosyal medyada kimin kime söylendiğinden çok ne söylendiği önemseniyor. Anne,baba,abla,abi v.s dinlemeden sizin hiç hoşnut olmayacağınız şekilde sahte (fake) hesaplardan atıp tutuyorlar. Nerede kaldı saygı, özgürlük? Şöyle durumda var ki millet özgürlüğü "istediğim herşeyi yapabilirim "diye algılıyor. Çok afedersiniz siz fazla Amerikan dizisi seyretmişsiniz. Bu ülkenin belirli kural ve kanunları var. 'Benim özgürlüğümün sınırı bir başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter.'

Sosyal medya bana göre birbirimizi desteklediğimiz, işlerimizi ve eğitimimizi paylaştığımız bir platform olsa çok daha güzel ve yararlı olacak. Pireyi deve yapıp üstüne binen bazı platformlar kaldırılmalı. Edep,sabır, örf, adet,gelenek v.b kültürlerimize sahip çıktığımız kavramlar olmalı. Gelelim geçmişe. Ekmeğin, suyun,sevdanın zor elde edildiği o güzelim yıllara gelelim. Kim ne derse desin zor kazanılan herşey ki bu toplu iğne bile olsa bala kesilir. Kolay kolay ne unutulur , ne de kaybedersiniz. O zamanlarda herşey uzun uğraşlar sonucu var olduğu için sabır etmek gerekliydi. Zahmetli işleri tek başına yapamayan toplumda daha edepli daha saygılıydı. Örfüne adetine bağlıydı. Uzun lafın kısası zor yenilen mısır sömek yutturur.

EKLENTİ;

Acı söze ne gerek var

Canın içinde canan var

Tatlı söze ne hacet

Candan öte canan hasret

 

Sabırlı işte ne zormuş

Anladım ki mısır sömekte yuttururmuş

Kolaysa ise ne gerek

Bizde emek hep gerek

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Reklamı Geç
Advert