KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 10-09-2021 19:13   Güncelleme : 10-09-2021 19:13

Elaiussa Sebaste Antik Kenti Turizme Açılacak

Erdemli Elaiussa Sebaste’de 27. Dönem kazıları devam ediyor. Kazı başkanı Sapienza Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Marcello Barbanera, ‘’Hedefemiz kazısı biten noktaların tamamını insanlığın ilgisine bilgisine ve turizme açmak olacaktır’’

Elaiussa Sebaste Antik Kenti Turizme Açılacak

Mersin’in Erdemli İlçesine bağlı Ayaş Mahallesinde bulunan Elaiussa Sebaste’de 27. dönem kazı çalışmaları ‘’Büyük Hamam-Bazilika ve Promontoryum’da olmak üzere iki ayrı noktada sürüyor.

Kazı çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün yetki, sorumluluğu ve izniyle yapılıyor.

1995 yılında Roma Sapienza Üniversitesi Öğretim Üyeleri tarafından yürütülen kazı çalışmaları, 2020 yılından itibaren kazı başkanlığını Sapienza Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Marcello Barbanera, birinci Kazı Başkan Yardımcılığını ise Kastamonu Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi H. Asena Kızılaslanoğlu, 2. Kazı Başkan Yardımcılığı görevini Yüzüncüyıl Üniversitesi Antropoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Seda Karaöz Arıhan ve Bakanlık adına Adana Müzesi Uzmanı Erkan Mirik’in katılımı ile yapıyor.

2020 kazı sezonunda pandemi nedeniyle sadece depo çalışması şeklinde devam eden çalışmalara 2021 sezonunda depo çalışmalarının yanı sıra yeniden arazi çalışmaları ile devam ediliyor.

27. dönem kazı çalışmaları hakkında gazetecilere bilgi veren Roma Sapienza Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Marcello Barbanera, Kentteki çalışmalarda Hellenistik Dönemden (MÖ 2. yüzyıldan) Geç Roma - Erken Bizans dönemine (MS 7. yüzyıla) kadar süren aralıksız bir insan yerleşiminin tespit edilmesinin sağlandığını belirtti.

Mersin’e yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan kalıntılar, 23 hektarlık bir alanı kapsayarak bir buruna ve sahil şeridi üzerinde geniş bir bölgeye yayıldığını kaydeden Barbanera, Suriye, Mısır, Kıbrıs ve Anadolu yarımadası arasındaki kavşak konumunda olan, coğrafi konumu itibariyle de uzun bir süre Kilikia’nın en önemli ticaret liman kentlerinden biri olan Elaiussa Sebaste, bulunduğu ortamın fiziki zenginliği sayesinde her zaman doğu ile batı kültürlerinin arasında bir geçiş ve temas bölgesi olduğunu kaydetti.

2019 yılına kadar devam eden ve tamamlanan kazı çalışmaları sayesinde kente ait pek çok yapının gün yüzüne çıkarıldığını ifade eden Barbanera, bunlardan Tiyatro, Agora ve Bizans Sarayı’nın bir bölümünün ziyarete açıldığını belirtti.

Barbanera, kentte yer alan diğer büyük kamusal ve dini yapıların büyük bir bölümünün kazı çalışmaları da neredeyse tamamlanmış, ziyarete açılması amacıyla Arkeopark Proje çalışmalarına başlandığını kaydetti.

Elaiussa Sebaste’deki kazı ve araştırmaların yürütülmesinde İtalyan ve Türk araştırmacıların görev aldığını vurgulayan Barbanera, akademisyen toplulukları arasında kurulan verimli işbirliğini sürdürmeyi kendilerine ilke edindiklerini kaydetti.

1995’den beri devam eden bilimsel seviyedeki araştırmalardan sonra dikkatimiz, kazı ve restorasyon çalışmalarının yanı sıra özellikle kentin çevre bakımı, canlandırma, arkeolojik alanı yerel toplulukla bütünleştirebilecek bir program aracılığı ile arkeolojik alanın geliştirilmesine yönelik çalışmalar üzerine olacağını belirtti.

Aynı zamanda Kentte uzun süren arkeolojik kazı çalışmaları, büyük sayıda bilimsel veri ve materyalleri ortaya çıkardığına dikkat çeken Barbanera, ‘’Bu veri ve materyallerin bilim dünyası ile toplumun ilgi ve bilgisine sunulması amacıyla sınıflandırılıp incelenerek yakın zamanda yayınlana hazırlanacaktır Kent yapılarının restorasyonlarının yanı sıra doğal peyzaj ile arkeolojik kalıntıların birleşimi, turizm potansiyelini arttırmak açısından oldukça önemlidir.

Önümüzdeki yıllarda da devam edecek kazı sezonlarında öncelikle arkeolojik alanın değerlendirilmesine yönelik çalışmalar söz konusu olacaksa da, kentin katmanlarında yaşamsal bağlantıları ön plana çıkarmayı amaçlayan kazılar devam edecektir. Kazı çalışmaları öncesinde Jeomanyetik ve Lidar (üç boyutlu yersel lazer) Tarama gibi araç ve yöntemler kullanılacaktır. Halen tam olarak belirsiz olan liman, şehir ve nekropol arasındaki bağlantıları keşfetmek öncelikler sırasındadır. Bu araştırmaların sonuçları sadece Elaiussa Sebaste kenti için değil, Dağlık Kilikia Bölgesi’ndeki benzer durumları anlamak için de önemli olacaktır. Bu hedeflere ulaşmak için, Küçük Hamam ile ilgili araştırmayı sonuçlandırmak, Deniz Feneri olarak adlandırılan alanın kazısına devam edip burayı iç kısma doğru genişletmek, Agora ile Limanlar ve Güneybatı Nekropolün başlangıcı arasındaki alanı kazmaya başlamak yine ilk planlar arasındadır. Elaiussa Sebaste Nekropolü, iyi korunma seviyesi, mezar yapılarının anıtsallığı, zenginliği ve çeşitliliği itibariyle Türkiye’nin en görkemli mezar komplekslerinden biridir. Şimdiye kadar elde edebildiğimiz sonuçlar, projenin devamı için ümit vericidir. İlerleyen kazı sezonlarında, Bölge’nin en büyük boyutlu Amphora Fırını ile civarındaki konut alanlarının Restorasyon ve Konservasyon çalışmalarının yapılması, Nekropoldeki Mezar Anıtlarının ve Peyzajının 3D Rekonstrüksiyon Çalışmaları, hatta tüm şehrin 3D Rekonstrüksiyon Çalışmaları da yapılması hedeflenen çalışmalar arasındadır’’ dedi.

Elaiussa Sebaste’yi tanıtmak amacı ile çalışmalar yapıldığını vurgulayan Barbanera, ‘’Yine sahayı geliştirme hedefiyle, turizm için tanıtma unsuru olarak kullanabilecek bir video hazırlamak için tüm sahayı dahil eden, geçilen aşamaları belgelendiren bir sanal rekonstrüksiyon çalışmasını başlatmak planlar dahilindedir’’ diye belirtti.

Bahsi geçen çalışmalar, halka açılabilecek arkeolojik alanları düzenleme, müze düzenlemesi, antik ve modern kentler arasındaki ilişkileri araştırma konularında da projeler üretmeyi hedefleyen, İtalyan ve Türk Arkeolog, Antropolog, Arkeozoolog, Sanat Tarihçi, Restoratör, Mimar, Epigraf akademisyenler ile öğrencilerden oluşan büyük bir ekip tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ve destekleri ile gerçekleştirilmekte olduğunu ifade eden Barbanera, Antropolojik çalışmaları Dr. Öğretim Üyesi Seda Karaöz Arıhan, Arkeozoolojik çalışmaları ise Batman Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Can Yumni Gündem’in yürüttüğünü belirtti.

Batman Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Can Yumni Gündem de kazılarda ortaya çıkan hayvan kemik yapılarını incelediklerini belirterek, Roma dönemine ait olduğu sanılan kaemik kalıntılarından o dönemde kırmızı et tüketiminin koyun, keçi ve büyükbaş hayvanlardan sağlandığını, ayrıca suriye ve Afrika’dan geldiği düşünülen egzotik deve kuşu kemiklerine de ratladıklarını dile getirdi.

Kazı çalışmalarında Arkeolog, Antropolog, Arkeozoolog, Sanat Tarihçi ve Restoratörlerden oluşan 25 uzman, doktora - yüksek lisans öğrencisi ve 11 işçi ile yürütülüyor.  Kazı çalışmaları 13 Ekim tarihine kadar devam edecek.