EKONOMİ
Giriş Tarihi : 23-02-2021 22:22

Arıcılığa Kadın Eli Değdi, Satışlar 3’e Katladı

Mersin’in Erdemli ilçesinde 300 yıldır arıcılık faaliyetini erkeklerin yürüttüğü Çay ailesinde arıcılığa pandemi döneminde kadın eli değdi. Satışları e-ticaret üzerinden yapan kadın girişimci Gökçe Çay hem ürün yelpazesini genişletti hem de satışları yüzde 300 artmasını sağladı.

Arıcılığa Kadın Eli Değdi, Satışlar 3’e Katladı

Gemi mühendisi eşi Celal Çay’ın mesleğini bırakarak 300 yıldır geleneksel olarak sürdürdükleri ve dünyanın en kaliteli balının üretildiği 2500 rakımlı Torosların Eğriçayır aylasında arıcılık faaliyetini sürdürmek için İstanbul’dan ata mesleği arı yetiştiriciliği  için Mersin’e dönünce eşi doğma büyüme İstanbul’lu olan kimyager Gökçe Çay’da eşinin arkasından Mersin’in Erdemli ilçesine dönerek arıcılık mesleğine girdi. Eşine destek olmaya başladı. Bal ve Polen gibi ürünlerin satışı yapılırken Gökçe Çay’ın işe girişmesiyle arıcılık ürünlerinde çeşitliliğini arttırdı. Artık Bal ve Polen’in yanısıra kozmetikten bağışıklık sistemini güçlendiren çeşitli ürünleri de üreterek pazara sunuyorlar.

2500 rakımda 300 yıldır aile mesleği arıcılıkla uğraşan Yörük ailesi Gökçe ve eşi Celal Çay, bal markalarıyla, 2019 yılında Kanada’nın Montreal kentinde Dünya ’nın en iyi balı ödülünü kazanarak birincilik kupası aldı.

Pandemiyle birlikte, ailenin annesi Gökçe Çay üretimin de içine girmeye karar verdi. İstanbul’da yaşayan çekirdek aile, Mersin’e döndü ve bu doğaya dönüş markanın çok daha hızlı büyümesini sağladı.

Kimyager olduğunu ve beyaz yakalı olarak çeşitli ilaç sektöründe çalıştıktan sonra işinden ayrılarak eşinin ata mesleği arıcılığa başladığını belirten Gökçe Çay, ürettikleri arı ürünlerini İstanbul’da  pazarlarken eşine destek olmak amacı ile Mersin’e geldiğini belirtti.  Pandemi ile birlikte arı ürünleri yetiştiriciliğine giriştiğini kaydeden Çay şöyle konuştu:

 ‘’Pandemi ile birlikte üretimin içerisine girdim. Balın kovandan kavanoza oradan da tüketiciye sağlıklı ulaşması için işe başladım. Amacımız organik olarak üretilen arı ürünlerini hem ülkemizde hem de dünyada daha çok sevdirmek. Çünkü kendimizde tüketiyoruz ürettiklerimizi. Felsefemiz yemediğimiz tüketmediğimiz hiçbir ürünü insanlara sunmamaktır.

Tüketmediğimizi tavsiye etmiyoruz. Pandemi ile birlikte tüketicilere daha güvenli ulaşmasını sağlamak için e-ticaret üzerinden siparişleri karşılamaya çalışıyoruz. Pandemi öncesi arı ürünlerinin yüzde 70-80’ini raflardan satışını yaparak sürdürürken şimdi ise bir kadın girişimci olarak e-ticaret üzerinden yapıyoruz ve satışlarımız pandemi öncesine nazaran 3 katı artarak yüzde 300’e ulaştı. Yurt dışından talep gelmesine rağmen biz sadece yurt içi taleplere karşılık vermeye çalışıyoruz. Tüketicilerimizin ürünlerimize karşı gösterdiği güven bizi daha fazla teşvik ediyor.’’

Ne iş yapılırsa yapılsın ailenin kadını erkeği işine dört elle sarılır ise daha verimli olduğunu kaydeden Çay, ‘’Ben eşime destek olmak için arıcılığa girdim ve başarıya başarı kattım. Tüm gençlere ailelere eşlerine destek olmasını tavsiye ederim. Eşim her ne kadar gemi mühendisi olsa da çocukluğundan beri ata mesleği arıcılığın içinde ve müthiş bir bilgi birikimine sahip. Ondan öğrendiğim çok şey oldu. Eşime destek olmaktan üretime katkı sunmaktan çok mutluyum. Herkese tavsiyemdir. ‘’kadın öğrenirse dünya öğrenir’’ sözünü kendime rehber edindim ve genç çiftlerimize bir birlerine destek olmalarını tavsiye ederim. Hangi iş olursa olsun kadın elinin değdiği her iş güzelleşir’’ şeklinde konuştu.

‘’Pandemi bize doğayla, yan yana olmamız gerektiğini öğretti ifadesini kullanan Çay,  Eğer doğaya önem verirsek, onu korursak hem biz hem çocuklarımız için geleceğimiz çok daha güzel olacak. Bir yandan gelişirken ve teknolojiyi kullanırken, bunu doğayı bozmadan, arılarla çiçeklere nefes alacak yerler bırakarak, yapmak zorundayız. Ülkemizin geleceği için bu bilinçle tarım yapan, arıcılık yapan, üretim yapan, başta kadınlar olmak üzere herkese destek olmalıyız’’ diye belirtti.

Celal Çay ise, 300 yıldır arıcılık mesleğini geleneksel olarak sürdürdüğünü belirterek, ‘’İçimde hep memleketim Mersin’e gitme vardı pandemi de bahane oldu ve eşimle birlikte Erdemli’ye dönme karar aldık. İyi ki de dönmüşüz. Ünlü bir ata sözü vardır, ‘başarılı her erkeğin ardında bir kadın vardır’ diye eşim de tam bunu sağladı. Arıcılık mesleğine yeni girmesine rağmen eşimden büyük destek gördüm. Eşimin bize katılması ile üretimi daha şevkle yapıyoruz. Biz Mersin’de 4 mevsimi birden yaşıyoruz bunu İstanbul’da kalsaydık yaşayamazdık. İstanbul başta olmak üzere İç Anadolu’nun birçok bölgesine yağan kardan dolayı yolları karla kaplı. Mersin’de ise yazdan kalma günler yaşanıyor. Burası çok güzel. Satış için İstanbul’da olmaya gerek yok, internet üzerinden de satış yapılabilmekte. Eşimin girişimciliği sayesinde biz e-ticaret üzerinden satışımızı yüzde 300 artırdık’’ ifadesini kullandı.

Eskiden üretilen arı ürünleri yeterli Pazar bulamaz iken şimdi pandeminin de etkisi ile satışlarının arttığını vurgulayan Celal Çay şöyle konuştu:

‘’Pandemi döneminde arı ürünlerinin bağışıklık sistemini güçlendirdiği uzmanlar tarafından belirtilince satış patlaması yaşandı. Bu ürünler pandemi sonrası da talep görmeye devam edeceğini umuyoruz. Eğriçayır balı üreticisi firması olarak halkımıza kaliteli ve sağlıklı bal sunmayı hedef edindik. Kendimizin tüketmediği hiçbir ürünü tüketicilerimize tavsiye etmiyoruz’’ diye belirtti.  

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA