GÜNCEL
Giriş Tarihi : 29-10-2020 17:38   Güncelleme : 29-10-2020 17:48

2 Bin Yıllık Üzümlerden Pekmez Geleneği Sürüyor

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Turizm Fakültesi Öğretim Üyesi ve Mersin’in Marka Değerlerini Tanıtma Derneği (MARKADER) Başkanı Prof. Dr Kemal Birdir, Mersin’e has çok önemli ancak tanınmayan ürünleri tanıtmak amacı ile yola çıktıklarını söyledi. Bu kapsamda Uzuncaburç'un üzümlerinden 2 bin yıldır devam pekmez yapma geleneğinin devam ettirildiğini söyledi

2 Bin Yıllık Üzümlerden Pekmez Geleneği Sürüyor

Daha önce Mersin’in Silifke, Mut ve Erdemli ilçelerinde yöreye has ürünlerin tanıtımı için etkinlikler düzenlediklerini belirten Birdir, Uzuncaburç’ta geleneksel olarak yapılan pekmez ile ilgili bilgi verdi.

Birdir, 2 bin yıllık tarihi geçmişi bulunan Uzuncaburç antik kentinde yetişen ve o dönemin tanrısı olarak kabul edilen (Zeus)’a sunulan lezzetli üzümlerden çıkartılan üzüm pekmezinin geleneksel yöntemlerle günümüzde de hala çıkartılmaya devam edilmesinin zahmetli yolculuğuna önce kendilerinin tanıklık ettiğini ardından da kamuoyuna tanıtma kararı aldıklarını belirtti.

Uzuncaburç bölgesinde yetişen üzümlerin binlerce yıllık geçmişe sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Kemal Birdir, ‘’Dernek yöneticilerimiz ile birlikte önce çevreyi arkeolog Nazmi Söylemez’in rehberliğinde Uzuncaburç antik kentini tanıdıklarını, bölge çiftçisinin 2 bin yıllık üzüm yetiştirme geleneğini ve üzüm şırası çıkartılmasını yerinde incelediklerini söyledi.

Birdir, çiftçilerimizin 2 bin yıllık geçmişi bulunan üzümlerden geleneksel yöntemle 9 gün süren hazırlık sonrası yaptıkları pekmezleri yerinde gözlemlemek, pekmez yapımını kayıt altına almak için Uzuncaburç’a geldiklerini ifade ederek, ‘’Bizler pekmezi alıp soframızda afiyetle yiyoruz ancak bunun nasıl yapıldığını bilmiyorduk. Antik çağdan günümüze kadar bin bir emekle yetiştirilen kaliteli üzüm ve üzümden çıkartılan pekmezler elde etmek için hiç kimyasal kullanılmadığını öğrenmek bizleri çok mutlu etti. 2 bin yıl önce Zeus tanrısına sunulan üzümlerden yapılan pekmezi tanıtmakta bizlere düşmektedir. Hem üzüm hasadı yaptık hem de üzüm pekmezinin yapımını izledik gördük’’ dedi.

Torosların endemik bitki çeşitliliğinin yanı sıra çok ta önemli tarım arazisine sahip olduğunu vurgulayan Birdir,’’Çiftçilerimiz etiyle tırnağıyla kazıyarak toprağı ve bölgeyi cennete çevirmiş. Neredeyse hiç ilaç kullanmadan ceviz, badem, üzüm, zeytin ve birçok farklı ürünü yetiştirerek hem ülke hem de kendi ekonomilerine katkı sağlamaktalar. Doğal olarak yetiştirilen bu ürünlerin çiftçilere büyük katkılar sağlayacağını düşünmekteyiz. Şunu görüyoruz ki pandemi döneminde doğal ürünlere her geçen gün rağbet artıyor. Dernek olarak biz de doğal ortamda yetişen ürünleri tanıtmaya devam edeceğiz’’ diye konuştu.

Uzuncaburç’u özgün kılan 2 bin yıllık antik kent olması diyen Birdir konuşmasını şöyle sürdürdü:

‘’Zeus tapınağı dünyada ayakta kalan tek tapınak merkezi diyebiliriz. Uzuncaburç’ta 2 bin yıldır üretiminden ve lezzetinden hiç taviz verilmeyen üzümlerin hasadını da çok daha önemli kılıyor. Çünkü antik dönemde dünyaya ihraç edilen zeytin, üzüm ve pekmez ve şaraplar burada yetişiyordu. Bugün çiftçilerimiz asırlar önce yapılan gelenekleri terk etmeden hala kaliteli ürün yetiştirmeye devam ediyorlar.’’

Ziraat Yüksek Mühendisi ve dernek üyesi Mehmet Ünver ise, Uzuncaburç’un 2 ben yıllık tarihinde bölgede üzüm yetiştiriciliğinin hat safhada önem kazandığını bu önemin günümüzde de sürdürüldüğünü kaydetti.

Üzüm çeşidi olarak Namrun diğer adı ile Recep üzümlerinden kaliteli pekmezin yapıldığını vurgulayan Ünver, ‘’Antik kentte üzüm yetiştirmek çok zahmetli ve hat safhada sabır isteyen bir iş. Burada yetişen üzümlerden bir yiyenin bir daha yediğini ve şans tapınaklarından dolayı bölgeye şans getirmesini diliyor, lezzetli pekmez arayanları da bölgeye davet ediyorum’’ dedi.

Uzuncaburç Mahalle Muhtarı Haluk Ünal'da yaptığı açıklamada, bölgenin antik yapısından kaynaklı turizme açık tarihi kent olduğunu bunun yanında ana geçim kaynağının da bağcılık olduğunu belirtti.

Ünal, Uzuncaburç’ta 2 bin 500 dönüm arazide yaklaşık bin 500 ton sofralık üzüm yetişerek bölge çiftçisinin aile bütçesine katkı sağladığını söyledi. Ünal, bölgede yetişen üzün cinsinin Roma döneminden bu yana aktarılarak geldiğini ifade etti.

Ünal, ‘’Romalılardan bu yana lezzetinden ödün verilmeden yetiştirilen günümüzde (Namrun ya da Recep) üzümü olarak adlandırdıkları üzümlerden şeker oranı yüksek pekmez yapılmaktadır. Pekmezler 2 bin yıl öncesinin geleneklerinden taviz verilmeden yapılmaktadır’’ diye konuştu.

Üreticilerden Ahmet Karaca, sofralık olarak satılan üzümün kalanlarını şıra yaptıklarını ve halka arz ettiklerini belirtti. Antik kentte üzüm yetiştirip geleneksel halde üzüm pekmezi ürettiklerini ifade eden Karaca, lezzetli pekmez isteyenleri antik kent Uzuncaburç’a beklediklerini vurguladı.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor923
  • 2Galatasaray1020
  • 3Fenerbahçe1020
  • 4Beşiktaş916
  • 5Kasımpaşa1015
  • 6Gaziantep FK1015
  • 7Fatih Karagümrük1014
  • 8Göztepe914
  • 9Başakşehir FK1014
  • 10Konyaspor912
  • 11Çaykur Rizespor912
  • 12Yeni Malatyaspor912
  • 13Hatayspor712
  • 14Trabzonspor1012
  • 15Antalyaspor1010
  • 16Sivasspor99
  • 17BB Erzurumspor99
  • 18Kayserispor98
  • 19Denizlispor96
  • 20Gençlerbirliği95
  • 21MKE Ankaragücü82
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Yeni web sitemizi beğendiniz mi?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA