Kadına Şiddet Durdurulsun
















Advert



Advert


Kadına Şiddet Durdurulsun

Mersin Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Erdemli Temsilcisi Avukat Fahrettin Gürsoy ile Mersin Barosu Erdemli Temsilciliği Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Avukat Emine Tay, Baro Temsilcilik binasında kadına yönelik şiddet konulu basın açıklaması yaptı.

Kadına Şiddet Durdurulsun
Bu içerik 423 kez okundu.

Kadın Hakları Komisyonu üyesi Avukat Emine Tay açıklamasında, Kadın şiddet bir insan hakkı ihlalidir. Şiddet “kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik açıdan zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan, sonuçlanması muhtemel tutum ve davranışlar olduğunu söyledi.

Günümüzde yalnızca kadın olmaları nedeniyle cinsiyete dayalı ayrımcılığa uğrayan, şiddete maruz kalan kadın sayısının giderek arttığını görmekteyiz diyen Avukat Emine Tay, ‘’Yapılan tüm eğitim, bilinçlendirme çalışmalarına ve yasal düzenlemelere rağmen kadınların temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesi engellenememiştir’’ dedi.

Kadınlar hukuksal, ekonomik, sosyal ve siyasal alanda eşit bir biçimde yer alamamakta, yaşam hakları ihlal edilmekte, geliri eşit paylaşamamakta, savaş ve yoksulluktan en fazla etkilenen kesim olmakta, toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle mücadele ettiğine dikkat çeken Avukat Emine Tay, açıklamasını şöyle sürdürdü:

‘’Ülkemizde her üç kadından birisi fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik şiddete maruz kalmakta, her yıl artan oranda yüzlerce kadın öldürülmektedir. Dünya Ekonomik Formunun 2017 yılı Küresel Cinsiyet Uçurumu raporuna göre ülkemiz cinsiyet eşitliği sıralamasında 144 ülke arasında 130. Sırada yer almaktadır.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun raporlarında 2017 yılında 409 kadının öldürüldüğünü, 387 çocuğun istismara uğradığı,332 kadının cinsel şiddete uğradığı bilgisine yer vermiş ve bunu kamuoyu ile de paylaşmıştır.

2018 yılı bitmeden öldürülen kadın sayısı 355 olarak açıklandı.

 Kadınlarımız istihdam alanlarından çekilmekte; sosyal güvenceden yoksun bir şekilde zor çalışma koşullarında çalışmaya zorlanmaktadır. Kadınların siyasete katılma, karar mekanizmalarında yer alma oranları olması gereken düzeyde değildir.

 

Yasalar yönünden güçlü bir mücadele zemini olmasına rağmen kadının insan hakları ihlalinin artmasının nedeni: mücadelenin samimi bir şekilde yapılmaması, toplumsal zihniyet dönüşümünün sağlanmamış olmasıdır. Bir yandan yasaları çözüme odaklı değiştirirken, diğer yandan kadınlara karşı kullanılan dilin siyasi amaçlı olarak kadın haklarına aykırı olması toplumsal zihniyet değişikliğini engellemektedir.

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için devletin çok yönlü, bütüncül politikalar üretmesi yanında bu mücadelenin toplumsal düzeyde ortak, etkin ve kararlı bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Kadınlara yönelik şiddeti doğuran ve bunu sistematik hale getiren tutum ve davranışları ortadan kaldırmak için bireylerin ve toplumun kadına bakış açısını değiştirecek zihniyet dönüşümü yaratacak politikaların ortaya koyulması ve samimi bir şekilde ısrarla uygulanması zorunludur.

Kadın kazanımlarını hukuken ortadan kaldıracak yasal düzenlemelerin yapılmaya çalışılması, laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşılması, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı kurumlarda üniversitelerde ve kamu-kurum ve kuruluşlarında kullanılan dil ve açıklamalar kadın mücadelesini olumsuz etkilemekte, kadının insan haklarının ihlalinin artmasına yol açmaktadır.

 İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan bir ülke olmamıza rağmen, aile hukuku ve kadına karşı şiddet alanında uzlaşma ve arabuluculuk uygulamasının düşünülmesi, nafaka konusunda yapılmak istenilen değişiklik, sözleşme hükümlerinin ihlali olacağı için kabul edilemez.

 Eğitim müfredatına toplumsal cinsiyet dersinin eklenmemesi, kadına ve çocuğa yönelik davalarda Baroların katılma taleplerinin kabul edilmemesi, yargılamalar sırasında kadınların ikincil mağduriyetlerine yol açılması gibi bir dizi sorun kadına yönelik şiddetle mücadele etkinliğini azaltmaktadır.’’

Tay, açıklamasını şöyle sürdürdü: ‘’Devlet ve Siyasi iktidarlar, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın önlenmesi için gerekli yasal düzenlemeleri yapmak, tedbirleri almak, toplumsal zihniyetin dönüşümünü sağlayacak politikalar üretmek ve bunun ödünsüz uygulaması için çalışmak, bu alanda faaliyet gösteren Barolar ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapmak durumundadır.

Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak; dün olduğu gibi bugün de; kadınların Cumhuriyetle elde ettiği kazanımlara aykırılık oluşturacak yasal değişikliklerin karşısında olmaya devam edeceğiz.

Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına, kadınların insan haklarının ihlallerine yol açan her türlü davranışa, tutuma karşı, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın ortadan kaldırılması için mücadelemizi etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz.’’ Şeklinde konuştu.

Mersin Barosu Erdemli temsilciliği Kadın Hakları Komisyonu Üyesi Avukat Emine Tay’ın açıklamasına baro üyesi avukatlar da katıldı.

erdemli ajans kadına şiddet mersin barosu erdemli temsilciliği
Advert
Sende Yorum Yaz.
Kalan karakter sayısı : 500
HERKES BUNU KONUŞUYOR X
AK Parti’de Sosyal Projelerde Vizyon Örtüşmesi
AK Parti’de Sosyal Projelerde Vizyon Örtüşmesi
Daha Yeşil ve Güzel Bir Erdemli
Daha Yeşil ve Güzel Bir Erdemli
Başkan Tuna, 15 Yılda Belediyecilikte Usta Olduk
Başkan Tuna, 15 Yılda Belediyecilikte Usta Olduk
Başkan Tuna “Yerli Üretim ve Yerli Tüketime Önem Vermeliyiz”
Başkan Tuna “Yerli Üretim ve Yerli Tüketime Önem Vermeliyiz”