Mutlu Aile, Mutlu Gelecek
Reklamı Geç
Advert
















Advert



Advert


Mutlu Aile, Mutlu Gelecek

Debi Akademi tarafından düzenlenen ve ünlü psikolog ve yazar Doğan Cüceloğlu ve Eğitim Danışmanı Polat Doğru’nun ‘Aile Üzerine’ temalı söyleşiyi Erdemli’liler büyük bir ilgi ve dikkatle dinlerken, katılımcılar salona sığmadı.

Mutlu Aile, Mutlu Gelecek
Bu içerik 1003 kez okundu.

Erdemli Belediyesi Kültür Merkezinde yapılan “Aile Üzerine” konulu program Erdemli halkı tarafından büyük ilgi gördü. Merdivenlerin ve ara boşluklarının dolu olduğu seminer büyük beğeni topladı. Salona sığmayan vatandaşlar Kültür Merkezinin 1. Katında kurulan televizyondan semineri izlediler.

Erdemli Belediyesi Kültür Merkezinde Debi Akademi tarafından düzenlenen Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu ve Polat Doğru’nun konuşmacı olarak katıldığı “Ailede İletişim” konulu söyleşiye Erdemli Kaymakamı Avni Kula, Belediye Başkanı Mükerrem Tollu, Debi Akademi Yönetim Kurulu Başkanı Tayyar Yeşilyurt, Daire Müdürleri, Protokol Mensupları, Sivil Toplum Kuruluşlarının Başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Açılış Konuşmasını yapan Debi Akademi Yönetim Kurulu Başkanı Tayyar Yeşilyurt şunları söyledi; “Başarı, nehrin varacağı denizin hangisi olacağı değil, yoldaki serüvenidir ; zira biz, eğitimin, şırınga ile verilen bilgi değil; bireyin, tüm etik ve zihinsel gelişimine katlı sağladığımız noktada başladığını düşünüyoruz.

Bizim, doğru denize ulaşmaları için emanet edilen bu gençlerin serüveninde  ilhamımız; toplumsal değerlerimiz  ve değerli bilgimizin miladı, benim “değerli bilgem” Mustafa Yeşilyurt’tur. Onun, 7 yaşında, değirmenin sularına katıp çıktığı gurbettir, basiretidir.

“Bunlardan birini okutmak istiyorum” diyen babasına,  “ben” diye cevap verişi ve  “Zamanlı” nehrinin kenarından,  nehrin hızınıda içinde biriktirerek aktığı niyettir…

Bu yüzden; Kendimizden başlayarak, dünyayı değiştirmek için en değerli silahın bilgi ile “ilim”e dönüştüğü yer olmak,

Aynı nehirden su içerken dahi başka sular içtiğimizin bilinci ile; değişimin,  sağlamalarını yaparak ilerlemek,

Değişimin; “gelişim” ivmeli olmaması durumunda sadece  “hız ve çürüme” şeklinde olduğunun “değerli bilgi”sini kendimize her fırsatta hatırlatmak,

Bu “değerli bilgi” ile; Neden 50 yıl sonra tüm insanlık adına atılmış bir adımın altında imzamız olmasın, ideasını inanarak dillendirmek,

Ve bu inancın eylemini omuzlanmak, Bize emanet edilen; Toroslar’ın temizliğince akıp gelen çocuk ve gençlerimizin de aynı inançla, gönülden omuzlanmalarını sağlamak,  gibi dertlerimiz var.

Einstaine’nin dediği gibi; mantık bizi a noktasından b noktasına götürür, bilgi ise her yere!

Buradan yola çıkarak; nehirlerin tarih sahnesinde taşıdıkları medeniyetlerin ilhamı ile medeniyetimizi, mantığın kullanımı ile önce bilime ve bilginin en değerli hali “ ilim”e taşımak istiyoruz.

Çünkü artık bilgi; sadece kullanımı ile değil üretimiyle de çağın önünde koşarak giden, yeterince hızlı koşamayanların karanlıkta kalacağı “bilgi ekonomisini” yaratmıştır. Sermaye ya da işgücünden daha güçlü bir ihtiyaç olarak ekonomiye ve insanlığın gelişimine girmiştir. Bilim, üretim ve ekonominin dinamosu olmuş; ekonomi ise hem dünyanın ve ülkelerin hem bireylerin kaderini belirlemektedir.

Yunan’da, “filozof” şiarı ve keyif olarak tercih edilen bilgi-seviciliğinin, bugün, dinamik pozisyonda kabul edilmesi gerekmektedir. Çünkü artık zenginlerin, lordların ya da tekkelerde yiyip içen ulemanın kendilerini adadıkları, boş vakit değerlendirme aracı olmaktan ötedir.

Çünkü bugün “bilginin gerisinde olan çağın gerisinde; hizasında olan çağda; ilerisinde olan çağın yönetimindedir!

Çünkü artık bilgi hareket halindedir!

Ve ancak kullanılmak şartı ile statik depolanabilen, birikerek ilerleyen bilgi ile “hangi değişkene nasıl dokunursak sonuçlar ne yönde değişir” sorusunun cevabına yani sistematik bilgi bizim “değerli bilgi” fenerimiz olmalıdır!

Yani bilgi, eskisinden daha DEBİ’li ve  daha pragmatik kaygılar taşıyan bir disiplindir.

Bilme kaygısı ise isteğe bağlı olmaktan çıkıp yaşam koşulu haline gelmiştir!

İşte biz; Toroslar’ın üzerinden başlayan bu yolculukta; hala “gözüm hep kitaplarda” diyen adamın evlatları olmaktan duyduğumuz gururla ve ilhamla girdiğimiz bu yolda; en DEĞERLİ BİLGİ,  bilginin değerini bilmektir diyoruz.

Ve zamanda yaşamak için ön şart olan bu değere talibiz” dedi.

Konuşmanın ardından Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu, gerçekleşen söyleşide,  aile içinde yaşanan iletişim sorunları ve çocukların yetişmesinde ailenin önemi anlatıldı. 

“AİLEYİ ANNE BABA YÖNETME HUKUKUNA SAHİP”

Aynı çatı altında yaşayan aile içinde iletişim kopukluğundan kaynaklanan bir çok sorun yaşandığını ifade eden Cüceloğlu, “Hayatı bir arada sürdürüyor olmak gerçek bir aile bütünlüğü oluşturmaya yetmiyor. Oysa toplumun en küçük hücresi ve bireylerin ilk sosyalleşme alanı olan ailede ilişkiler ne kadar olumlu ve bireyleri geliştirici olursa topluma da aynısı yansıyor. Bir insanın kendisine saygısı yoksa hiçbir şeye saygısı yoktur. Anne baba olarak o aileyi yönetme hukukuna sahipsiniz” diye konuştu.

“ÇOCUĞUNUZA GÜVENİRSENİZ, GÜVENİLİR BİR İNSAN OLUR”

Ünlü Psikolog, çocukların yetişmesinde ailenin önemini ise şöyle anlattı:

“Kendi egonuz adına değil de o ailenin kalitesi adına bazı şeyleri yapmanız gerekiyor. Gerçek zenginlik aile içi saygı ve sevgidir. Kendisine olan saygısını kaybetmek istemeyen insan değerleriyle yaşar ve ailede yaşanan değerler ülkemizdeki değerleri temsil eder. Ailenizde eşiniz ve çocuklarınızla empati yapmak en önemlisidir. Çocuğunuza güvenirseniz güvenilir bir insan olur, eğer çocuğunuza değer verirseniz, kendisine değer veren insanları sever. Bir çocuğun anne ve babası en büyük tanıklarıdır. Anne ve babalar çocuklara her zaman doğruyu söylemeli ve doğru tanıklık yapması gerekir. Güvenilir bir insan olduğunu çocuklara hissettirmeniz gereklidir” 

“BİR İNSANIN ANA VATANI ÇOCUKLUĞUDUR”

Bir insanın ana vatanının çocukluğu olduğunun altını çizen Doğan Cüceloğlu, “Günümüzde aynı apartmanda yaşayıp birbirine selam vermeyen insanlar var ve şehirleşmiş eğitimli kişiler iyice bencilleşmiş durumda. Bebeklik çocukluk çağı çok önemlidir. Yaşam köklerinin geliştiği dönemdir. Çocuk bu dönemde kendi anlam verme sistemini geliştirmektedir. O nedenle bir insanın anavatanı çocukluğudur. Çocukluğunu doya doya yaşayamamış bir insanın mutlu olması çok zordur. Bir anne babanın en temel görevi; çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamalarına olanak sağlamasıdır. O yüzden çocukluğunu doya doya yaşamamış insanlardan oluşan toplumun çoğunluğu asık suratlı ve öfkelidir”dedi.

“ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN, NE İSTEDİKLERİNİ BİLİN”

Sevginin temellerinden bahseden Eğitim Danışmanı Polat Doğru ise; " Sevgi aile arasında en önemli bağdır. Sevdiğiniz şeylerle ilgileneceksiniz, sevdiğiniz şeylerle ilgili bilgileriniz olacak, sevdiğiniz şeye saygınız olacak ve seviyorsanız söyleyeceksiniz. Ailede çocuklara ayırdığınız zaman çok önemlidir. Çocuklarınızın neye ihtiyacı olduğunu bir anne baba olarak çok iyi bileceksiniz. Çocuklar en çok anne ve babasına güvenir. Onlara nasıl yaklaşırsanız, onlardan da öyle tepki alırsınız. Benim oğlumun bir sorunu olduğunda benimle bir arkadaş gibi paylaşır ve ona en doğruyu en güzel şekilde anlatmaya çalışırım'' diye konuştu.

Polat Doğru, velilere 'Nasıl bir çocuğunuz olmasını istersiniz? Ve nasıl bir veli olma istersiniz' diyerek görüş aldı. Karşılıklı sohbet havasında geçen seminerde ailelerde iletişim dilinin önemi anlatıldı. Sosyolog Yazar Doğru, Türk insanının düşünce, duygu ve davranışlarını, aile ilişkilerini, hayatta verilen kararların önemi gibi konuları kendi hayat hikayesinden bazı kesitler sunarak seminerini sürdürdü.

Söyleşinin ardından Debi Akademi Onursal Başkanı Mustafa Yeşilyurt, Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu’na, Erdemli Kaymakamı Avni Kula’da Eğitimci Sosyolog Polat Doğru’ya tablo hediyelerini takdim ettikten sonra Cüceloğlu hayranlarına kitaplarını imzaladı.

DOĞAN CÜCELOĞLU KİMDİR?

Doğan Cüceloğlu 1938 yılında Mersin'in Silifke ilçesinde dünyaya geldi. (Erdemli’de Ömer Tuncel’in Dayısı’dır).

İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun olduktan sonra ABD'de Illinois Üniversitesi'nde Bilişsel Psikoloji (algılama, düşünme, iletişim) alanında doktorasını yapmıştır.

Sonrasında Türkiye'de Hacettepe ve Boğaziçi üniversitelerinde görev yapan Cüceloğlu, Fulbright bursuyla bir sene süreyle Berkeley'deki Kaliforniya Üniversitesi'nde ziyaretçi öğretim üyesi olarak çalışmalarda bulunmuştur.

1980-1996 seneleri arasında ABD Kaliforniya Eyalet Üniversitesi, Fullerton'da görev yapan Cüceloğlu'nun kırkı aşkın Türkçe ve İngilizce bilimsel makalesi yayınlanmıştır. 1996 senesinden bu yana Türkiye'de üniversite öğrencilerine, öğretmenlere, ana babalara ve iş adamlarına yönelik seminerlere, konferanslara ve atölye çalışmalarınaağırlık vermiştir.

1990 yılından bu yana kitaplarını Türkçe olarak yayınlamaya özen gösteren Cüceloğlu, Türk insanının düşünce, duygu ve davranışlarını bilimsel psikoloji kavramları içinde inceleyen kitaplar yazmaktadır.

ESERLERİ:

İçimizdeki Biz

İçimizdeki Çocuk

İnsan ve Davranışı

İyi Düşün Doğru Karar Ver

'Keşke'siz Bir Yaşam ıçin ıletişim

Savaşçı

Yeniden ınsan ınsana

Yetişkin Çocuklar

 

erdemli ajans debi akademi doğan cüceloğlu aile için iletişim polat doğru erdemli belediyesi kültür merkezi
Advert
Sende Yorum Yaz.
Kalan karakter sayısı : 500
HERKES BUNU KONUŞUYOR X
Serdal Kaya “Kadınlarımız Toplumumuzun Temel Taşıdır”
Serdal Kaya “Kadınlarımız Toplumumuzun Temel Taşıdır”
Bu Çocuklar Adam Olur
Bu Çocuklar Adam Olur
Başkan Dölek Güven Tazeledi
Başkan Dölek Güven Tazeledi
Çocuklar İçin Trafik Eğitim Parkuru
Çocuklar İçin Trafik Eğitim Parkuru