Erdemli'de Şehit ve Gazilere Saygı Konferansı
















Advert



Advert


Erdemli'de Şehit ve Gazilere Saygı Konferansı

Erdemli Askerlik Şubesi tarafından 19 Eylül Gaziler Günü dolayısı ile öğrencilere ‘’Türk tarihinde gazilik kavramının önemi’’ konulu konferans verildi.

Erdemli'de Şehit ve Gazilere Saygı Konferansı
Bu içerik 668 kez okundu.

Görsellerle zenginleştirilen konferans Erdemli Belediyesi Kültür Merkezi konferans salonunda Askerlik Şube Başkan Vekili Astsubay Başçavuş Hayati Yıldız tarafından verildi.

Anlatım ve görsellerin bir birini en iyi şekilde tamamladığı konferansta gazilerde konuştu. Erdemli Askerlik Şubesi Başkan Vekili Yıldız, konuşmasına eğitim ordusunun çok değerli neferleri saygıdeğer öğretmenler ve çok kıymetli öğrenci arkadaşlarım, saygıdeğer gazilerimiz diye başladı.

Yıldız, içinde bulunulan Gaziler Haftası nedeniyle düzenlenen “19 Eylül Gaziler Günü” Şehitlerimize ve Gazilerimize Saygı Konferansına dinleyici olarak katılanların çok şeyler kazandığını söyledi.         

                             

Başkan Vekili Hayati Yıldız, Türk İstiklal Harbi’nin önderi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e TBMM tarafından 19 Eylül 1921 tarihinde “Gazi” unvanının verilmesi ve 19 Eylül’ün tüm gazilerimizin günü olarak kutlanmasının en derin heyecan ve gururunu yaşadıklarını belirtti.

Yıldız konuşmasına, ‘’Gazi” kelimesinin anlamını irdeleyerek başlamak istediğini ifade etti. Türk Dil Kurumunun sözlüğünde, Gazi: ‘‘Düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse. Olağanüstü yararlılıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur unvanı. Savaştan sağ olarak dönen kimse’’ olarak anlamlandırılmaktadır.

Gazilik, kutsal kitabımız Kuran’da da şehitlikle birlikte kullanılmış ve övülmüştür.  Hz. Peygamber'in (SAV) şehitlik ve gaziliğin önemi hakkındaki sözleri gaziliğin değerini arttırmıştır. Bu güçlü anlam yüklemesi nedeniyle gazilik, İslam devletlerinde, Türk-İslam devletlerinde savaşa katılan her kesimin almak istediği bir unvan olmuş, sadece düşmana karşı başarı kazanan hükümdarlara ve kumandanlara değil, savaşa katılan ve muzaffer olarak dönen herkese bir onur payesi olarak verildiğini anlattı.

Hz. Muhammed’in (SAV) her iki kavramın faziletleri hakkındaki övücü sözleri, Türklerde “ölürsem şehit kalırsam gazi” prensibinin ortaya çıkmasına sebep olduğuna dikkat çeken Erdemli Askerlik Şube Başkan Vekili Astsubay Başçavuş hayati Yıldız, ‘’Türk kültüründe önemli bir yere sahip olan gaziliğin, İslamiyet’in kabulü öncesine kadar gittiğini söylemek mümkündür. Dokuzuncu yüzyılda Horasan bölgesinde kullanılmaya başlanan ve Türk kültüründe yiğit, cesur, kahraman anlamına gelen “Alp” kelimesi,  “Gazi” kelimesinin Türkçe karşılığı olarak kabul edilebilir.

Türklerin İslamiyet’e girmesinden sonra, gazilik dini bir motifle kuvvetlenen ve varlığını daha güçlü devam ettiren bir anlayış olarak karşımıza çıkmıştır.  

Gazilik karakteri Anadolu’da kurulan Türk beyliklerinin en belirgin özellikleri olmuş, bu beylikler hükümdarlarına da gazi unvanını vermişlerdir. Nitekim Alparslan’ın Bizanslılara karşı 1071 yılında kazandığı Malazgirt Zaferinden sonra Doğu Anadolu’da kurulan Saltuklular, Mengücekliler, Artuklular ve Danişmendliler gazilik vasfıyla kurulmuş beyliklerdi.

Tarihsel süreç içerisinde gazi unvanı Türk devletlerinin kurucularının isimlerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

Nasıl ki Selçuklu Devleti’nin kurucusu Selçuk Bey ile Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in unvanı gazi ise  Türkler tarih sahnesinden siliniyor tezini boşa çıkaran ve yedi düvele karşı verdiği mücadele ile Türk’ün yiğitlik ve kahramanlığının daim olduğunu ortaya koyan Mustafa Kemal’in de unvanı Gazi’dir.

İstiklal mücadelesinin en yoğun döneminde 13 Eylül 1921'de “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça terk olunamaz” emrinden sonra kazanılan Sakarya Zaferi'nin hemen ardından, TBMM’ne verilen önerge doğrultusunda, 19 Eylül 1921’de Başkumandan Mustafa Kemal Paşa’ya gazilik unvanı ile müşirlik rütbesi verilmesine dair kanun teklifi ittifakla kabul edilerek, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’ya, “Mareşal” rütbesi ile “Gazi” unvanı verilmiştir.

Gazi Mustafa Kemal de, kendisini en güzel bir şekilde tanımlayan bu unvanı Soyadı Kanunu ile  “Atatürk” soyadını alana değin kullanmıştır. Atatürk soyadını aldıktan sonra da Gazi Mustafa Kemal ifadesi unutulmamış ve halkın arasında kullanılmaya devam etmiştir’’ dedi.

19 Eylül 1921’de Birinci Meclis Mustafa Kemal Paşa’ya Sakarya Meydan Muharebesi’ndeki kahramanlığına ithafen gazilik unvanı ve mareşallik rütbesi verirken, 21. Meclis yaklaşık 80 yıl sonra 2002 yılında 19 Eylül gününü gaziler günü olarak ilan eden kanunu kabul ettiğini vurgulayan Yıldız akıcı konuşması, arı Türkçesi ile dinleyenleri mest etti.

Mustafa Kemal Paşa’ya gazi unvanın verilmesi de, gazi unvanının verildiği günün gaziler günü olarak ilan edilmesi de ulusal iradenin bir yansımasıdır diyerek konuşmasında şunları dile getirdi:

‘’Bugün Türkiye’de 18 Mart günü, şehitler günü; 19 Eylül günü de gaziler günü olarak idrak ediliyorsa, bu TBMM’nin çıkardığı bir kanunla bir hakkın sahiplerine tesliminin gereğidir.

Peki, bugün bizler burada bu kanunun ve bu kanuna dayalı olarak çıkarılan yönetmeliğin bir gereği olarak mı bulunuyoruz. Yani mevzuat gereği mi bu anma programında bir aradayız? Kesinlikle hayır!

Bir ulusun şehidi ve gazisi yoksa bir başka deyişle o ülkenin, o ulusun temel değerleri, kutsal değerleri, milli ve dini değerleri uğruna mücadele edecek, hayatını verecek insan yoksa o ülkenin yaşamaya da, geleceğini kendi özgür iradesiyle kurmaya da hakkı yoktur.

Şehitlik ve gazilik geçmişle olan duygusal bağı güçlendiren kavramlar olduğu kadar, kültürel devamlılığın da bir parçasıdır. Yaşayan gazilerimiz tarihimizin canlı tanıkları olup, onlar sayesinde geçmişle bugün arasında bir bağ kurulmakta ve geleceğe güvenle bakılmaktadır.

Tük milletini bir arada tutan bu ruh, Türk ulusunun tarih boyunca birçok örneğini sergilediği engin vatan sevgisi, çağları aşan bir hakikat olarak günümüze kadar gelmiştir. Aziz şehitlerimiz ve gözümüzün nuru gazilerimiz, binlerce yıllık Türk tarihinin zaferlerle taçlanmış sayısız savaşları ile Çanakkale’den Kurtuluş Savaşı’na, Kore’den Kıbrıs’a, İç Güvenlik Harekatına ve en nihayetinde 15 Temmuz’da hain darbenin önlenmesine kadar yurdumuzun ve dünyanın her köşesinde milletimizin bağımsızlığı için kanlarını dökmüşlerdir. Gazilerimiz üzerinde özgür ve bağımsız olarak yaşadığımız bu vatanı bize armağan etmişledir.

Tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet altında birleşmiş olan Türk milleti, geçmişte Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda, Kore’de, Kıbrıs’ta. 15 Temmuz’da olduğu gibi bugün de halen hain terör örgütlerine karşı yurt içinde ve yurt dışında, Fırat Kalkanı Harekâtında El Bab ve Cerablus’da, Zeytin Dalı Harekâtında Afrin’de terörle mücadele faaliyetini bu azim ve kararlıkla yürütmektedir.

Tarihin her döneminde kendi içinden binlerce kahraman yetiştiren bu topraklarda bugünde bizler tarihe tanıklık ediyoruz. Afrin’de yürütülen Zeytin Dalı Harekâtı kapsamında 05 Şubat 2018 tarihinde Hassa Devlet Hastanesinde yaşanmış bir kahramanlık hikâyesini sizlerle paylaşmak isterim.

Kuri Tepe'de Mehmetçiğin karşısına çıkmaya cesaret edemeyen hainler havanlarla saldırır. Saldırı sonucu yaralanan iki kahraman askerimiz, ambulans ile bölgeden tahliye edilir. Hastane önünde onları bekleyen sağlık ekibi, ambulansın kapısını açtıklarında iki kahramanın ellerinin sıkıca birbirine kenetlenmiş olduğunu görür.

Doktor, telaşla sorar "Evlat nasılsın?". Mehmetçik "Beni bırakın, devremin bacağında yara var" der.

Doktor diğer kahramana döner "Acın ne durumda?".

Mehmetçik "Ben iyiyim, kardeşimin kolu kırık ona bakın." Der.

Yürütülen terörle mücadele faaliyetlerinde bu ve buna benzer onlarca örneğe sık sık rastlamaktayız.

Tarih boyunca vatanına ve toprağına göz dikmiş emperyalist güçlere karşı namus bildiği vatanını korurken canını ve kanını vermekten çekinmeyen aziz şehitlerimize ve gazilerimize olan sevgi, saygı ve muhabbetimiz halen günümüzde de yürütülen terörle mücadele sırasında verilen şehitlerimiz ve gazilerimiz ile birlikte artarak devam etmektedir.

Üzerinde huzur içerisinde yaşadığımız bu toprakları bize armağan eden şehitlerimize ve bu mücadele sırasında yaralanarak şeref dolu bir makama erişen gazilerimize ne kadar teşekkür etsek azdır. Onların bu özverili davranışları sayesinde bugün ülkemizde huzur ve güven içerisinde yaşamaya devam ediyoruz.

Hayatlarını hiçe sayarak canını ve kanını esirgemeyen böyle bir özverinin karşısında bizlere düşen görev, bu emaneti en iyi şekilde taşımak, muhafaza etmek ve daha ileriye götürebilmek için elimizden gelenin en iyisini yapmaktır.

Kim hangi işi yaparsa yapsın, bu vatanı sevmek için illa ki bir üniforma giymeye gerek yok. Asker ya da polis olmaya gerek yok! Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.’’

Yıldız sözlerini şöyle tamamladı: ‘’Bu duygu ve düşüncelerle, asil milletimizin kahraman evlatları olan şanlı gazilerimiz sizlere minnet ve şükran duygularımızı belirtiyoruz. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan savunması uğruna al bayrağı kendisine kefen yapmış nice şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmetle anarken, hayatta olanlara ve onların değerli ailelerine saygılar sunarım.’’

Konuşmanın sonunda gaziler adına Veli yardımcı da kısa bir konuşma yaparak kendisinin 1974 Kıbrıs çıkartmasında tankçı olarak görev yaptığını Beşparmak dağlarına çıkan tankın bulunduğu noktada görev aldığını söyledi.

Gençlere değerli öğütler de veren Yardımcı, ‘’kesinlikle barıştan yana olun ve barışçıl tavrınızı aklınızdan çıkartmayın. Şehit ve gaziliğin önemini kavrayın. Bizleri diri tutan geçmişimizdeki şanlı mirasımız ve geleceğe umutla bakmamızdır. Şehit yakınlarına ve özellikle de yaşayan gazilerimize saygıda kusur etmeyin. Eğer onlar olmasa bizler burada olamazdık’’ diye belirtti.

erdemli ajans şehitler ve gaziler erdemli askerlik şubesi erdemli
Advert
Sende Yorum Yaz.
Kalan karakter sayısı : 500
HERKES BUNU KONUŞUYOR X
Karda Mahsur Kalan Yörükler Kurtarıldı
Karda Mahsur Kalan Yörükler Kurtarıldı
Aşırı Yağışlara Karşı Tedbirler Erdemli’yi Kurtardı
Aşırı Yağışlara Karşı Tedbirler Erdemli’yi Kurtardı
Valilikten Yalanlama, Cuma Günü Okul Var
Valilikten Yalanlama, Cuma Günü Okul Var
Köprüyü Sel Aldı
Köprüyü Sel Aldı