17 MAYIS 2021 Pazartesi 21:31
EKONOMİ
Giriş Tarihi : 19-08-2018 15:51   Güncelleme : 19-08-2018 16:02

Sandal Balı Binbir Derde Deva

Torosların Yörük Kadınları Arıcılık öğreniyor, Binbir Derde Deva Sandal Balı Üretiyor. Erdemli'li Yörük kadınları şimdi de en meşakkatli ancak bir o kadar da ballı meslek olan arıcılığa merak sardı.

Sandal Balı Binbir Derde Deva

Her şey Erdemli Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu (ASO) müdürlüğü bünyesinde meslek edindirme usta öğreticisi Zeynep Yıldız Mavi’nin ilçeye bağlı Hüsametli muhtarlığı ve köylü kadınları ile görüşüp ‘’köyünüzde sandal ağacı bol. Gelin hem sandal ağacından elde edilen şifalı balları tanıtalım hem de meslek öğrenin ve aynı zamanda arıcılık kursu açalım mı’’ demesi ile başladı.

Orta Toroslarda hem serada hem de açıkta sebze ve meyve yetiştiriciliği ile hayvancılıkla geçimini sağlayan köylülere ek bir gelir kapısı daha açıldı. Hüsametli köyü muhtarı Faruk Eser, yaptığı açıklamada köylerindeki sandal ağacından elde edilen balın şifalı olduğunu şu ana kadar bilmediklerini ancak kendi köylerine açılan arıcılık kursu sayesinde öğrendiklerini söyledi.

850 rakımda ağırlığı sandal ağacı olmak üzere ormanlık alana başta Karadeniz ve Doğu illerinde Mart ayında milyonlarca arı getirildiğini ve sandal ağacından bal elde edildiğini vurgulayan Eser, ‘’Bizim sandal ağacımızdan elde edilen balın insan sağlığına ve özellikle de kanser tedavisinde kullanıldığını köye arıcılık kursu açılınca öğrendik. Sandal balı Karadeniz yöresinde yetişen kestane balından daha fazla etkili olduğunu öğrendik. Bu konuda Kayseri Erciyes Üniversitesi onkoloji bölümü hocaları bilimsel araştırmalar yürütüyor. Yapılan araştırmaların iyi yönde olduğu bilgisi geliyor bizlere bu da bizleri sevindiriyor. Toros dağlarında koyun keçi otlatan kadınlarımız şimdi arıcılık mesleğine merak sardı ve başarılı da oluyorlar. Artık, Yörük kadınlarının elinde eğitimini aldıkları arıcılık mesleği olacak bu yönden de çok sevinçliyiz’’ dedi.

Erdemli Halk eğitim Merkezi Müdürlüğü usta öğreticilerinden Zeynep Yıldız Mavi ise, Yörük kadınlarının çok zeki olduğunu arıcılık kursu açalım mı dediğimizde ‘’Bizim de mesleğimiz olsun’’ diyerek hemen arıcılık kursunun açılmasını istediklerini belirtti.

Mavi, yılın büyük bölümünü evlerinden kilometre uzaklıkta Torosların zirvesinde geçiren Yörük kadınlarının aile ve hayvan bakımından arta kalan bölümde arıcılık kursuna katılmalarının takdir edilecek bir cesaret olduğunu vurguladı.

Zor koşullara rağmen ilkbahar aylarında hayvanları ile birlikte Torosların zirvesine çıkan Yörük kadınları arıcılık kursuna katılarak zor bir mesleğin öğrenilmesi için çaba harcadığını kaydetti.

Yörük kadınları için açtıkları arıcılık kursunda kadınlarını yalnız bırakmayan erkeklerin de kursa katılarak zenginlik oluşturduğunu dile getiren Mavi, ‘’Açtığımız arıcılık kursuna Hüsametli köyünden 37 kişi müracaat etti ve bunların 11 tanesi kadınlardan oluştu. Kursu açtığımızda köylerindeki sandal ağacının çiçeğinden elde edilen balın çok şifalı olduğunu öğrendiklerinde kadınlarımız ayrı bir heyecana kapıldı. Mart ayında çiçek açmaya başlayıp mayıs ayı sonuna kadar devam eden sandal ağacı çiçeklenmesinden bal elde etmek için özellikle Karadeniz yöresinden arıları kışlamak için sandal ağacının bol olduğu bu bölgeye getirilerek bal elde edilmesi heyecanlarını ikiye katladı. Orman İşletme Müdürlüğü ile görüşerek ‘’sandal Bal Ormanı’’ yapmak için girişim de bulunuldu’’ diye belirtti.

Havva Arslan isimli Yörük kadını, arıcılık kursunun açıldığını duyduğundaki sevinci anlatamayacağını belirterek hemen kursa katıldığını ve arıcılık mesleğini öğrenmeye çalıştığını söyledi.

Arı yetiştiriciliğinin evde çocuk yetiştirmek kadar önemli olduğuna dikkat çeken Arslan, ‘’Yıllarca Torosların zirvesinde koyun keçi otlattım. Halimizden memnunuz ancak bizim de bir mesleğimiz olsun istedim ve kursa katıldım. Erkeklerin yanında kadınların da bu mesleği öğrenebileceğini görmek beni azmimi artırdı. İlk bal üretimini de sandal ağacından alacak olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Tüm Yörük kadınlarına arıcılık kurslarına katılarak bal üretmenin zevkini de tatmalarını isterim’’ şeklinde konuştu.

Ayşe Keskin isimli genç kız ise, bölgede kırmızı ağaç olarak ta bilinen sandal ağacından katıldığı kurs sayesinde bal üretecek olmanın huzurunu yaşadığını vurgularken, Cennet İbil isimli kadın da açılan arıcılık kursuna katıldığını belirterek artık kendi balını kendisinin üreteceğini dile getirdi.

Akdeniz bölgesinde sadece Hüsametli köyünde yetişen Sandal ağacı çiçeklerinden elde edilen mucizevi  ‘’sandal balı’’ üretecek olmanın heyecanını yaşadığını ifade eden İbil, ‘’Arıcılık kursuna katıldım hem teorik hem de pratik bilgiler öğrendim. Kursta en fazla heyecan duyduğun an ise uygulama bölümü. Arıların cızıldaması sanki kulağıma türkü söylüyormuş gibi geliyor. Böylesi güzel ve şifalı sandal balından herkesin faydalanmasını istiyorum’’ şeklinde konuştu.

Yaklaşık 15 yıldır arıcılık yapan Osman Esen de arıcılık mesleğine erkekler kadar kadınların da merak salmasının önemli olduğuna dikkat çekti. Sadece Akdeniz’de Hüsametli köyü havzasında yetişen sandal ağacından arıların bal ürettiklerini anımsatan Esen, ‘’Köyümüzdeki sandal ağaçları mart ayında çiçek açar, nisan mayıs aylarında da bu çiçeklerden bal alınır ve bu bal sezonun ilk balıdır’’ dedi.

Torosların zirvesinden geri dönüş hazırlığındaki Yörük kadınları hem arıcılık mesleği öğrenmenin hem de köylerindeki sandal ağacından elde edilen sandal balını üretecek olmanın heyecanını yaşarken kursa katılan arıcılar üretilen sandal balından yemeyi de ihmal etmiyorlar.  

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA