Mekanınız Cennet Olsun Güzel İnsanlar
















Advert



Advert


Mekanınız Cennet Olsun Güzel İnsanlar

Erdemli’nin çınarlarından birisi olan ve Erdemli’nin ilçe olması yolunda emeği geçen Hüseyin Aksay’ın bugün vefat ettiğini öğrendik. Geçtiğimiz yılda eşini kaybetmiştik. Cenazesi yarın saat 10.00’da Türbe Mezarlığında defnedilecek olan Hüseyin Amcaya ve eşi Türkan teyzeye Cenabı Allah’tan rahmet, kederli ailesine sabrı cemil diliyoruz. Ruhları şad olsun, mekanları cennet olsun.

Mekanınız Cennet Olsun Güzel İnsanlar
Bu içerik 6554 kez okundu.

İki yıl önce dergimiz için yapmış olduğumuz röportajı Hüseyin ve Türkan Aksay’ın güzel anılarına yayımlıyoruz.

ERDEMLİ’Yİ İLÇE YAPAN ADAM

24 Mart 1954 yılında dönemin başbakanı rahmetli başvekil Adnan Menderes’in talimatı ile Erdemli’nin ilçe olmasına önderlik eden, Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf Kefalet Kooperatifinin kurulmasını sağlayan. İlçenin kuruluş tarihine tanıklık eden bilen ve bire bir yaşayan ender insanlardan bir tanesi  olan Hüseyin Aksay ile Erdemli üzerine konuştuk.

1930 yılında Erdemli’de doğan, Ortaokulu Silifke’de  8. Cumhurbaşkanı rahmetli Turgut Özal ile birlikte okuyan Hüseyin Aksay’ın eğitimini ne şartlarda tamamladığını biliyormusunuz.

O okumak istedikçe babasının para vermediğini ancak okumak için çeşitli yerlerde garsonluk yaptığını, Adana Tarım Lisesini bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi’nde Hukuk eğitimi aldığını, üniversite eğitimini tamamlamak için Şeker Şirketinden bir arkadaşı kanalı ile burs alarak okuduğunu  ancak  meslek olarak ziraati seçtiğini Erdemli’nin ilk serasını yaptığını biliyormusunuz.

Erdemli’nin yaşayan tarihi olan Hüseyin Aksay, bize ilçenin kuruluşunda neler yaşadıklarını heyecanla anlattı. İlemin Mahallesindeki evinde yaklaşık üç saate yakın Erdemli üzerine konuştuk.

Biz sorduk Hüseyin amca anlattı. Ortaokulu Silifke ilçesinde rahmetli 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile bitirdiğini belirten Aksay, Liseyi Mersin’de Tevfik Sırrı Gür Lisesinde okuduğunu söyledi. Kendisinin okumak için yanıp tutuşmasına rağmen babasının okuyanı sevmediğini bu nedenle de okuduğu dönemde kendisine hiç parasal yardım yapmadığını anlattı.

Babamda para olmasına rağmen bana okuyorum diye para vermezdi diyen Aksay, okumak için aç kaldığım günler çok oldu. Leyli Meccane sınavı var dediler. Hem Ziraatin hem lisenin sınavına girdim ve ikisini de kazandım ve bana Adana’daki Ziraat Lisesi’ne gitmemi tavsiye ettiler ben de Ziraat Lisesine giderek  bitirdim.

Hedefimizde üniversiteyi okumak vardı ve ben Ankara’ya gittim. Ankara’da Hukuk Fakültesine yazıldım. Babam para vermediği için ben okumak için çeşitli yerlerde garsonluk yapmak için iş aradım. Baktım cepte para kalmadı geri Adana’ya dönüş  bileti aldım. Ulus’ta Gençlik Parkına gittim oturdum. Yanıma adı Mehmet Göbekli olan genç bir arkadaş geldi.  Ona ne iş yaptığını sordum, Ziraat Fakültesinde okuduğunu ve Şeker İşletmelerinden burs aldığını söyledi. Benden de bir dilekçe yazmamı istedi ve yazdım verdim ayrıldık.

Adana’ya dönerken Pozantı Şekerpınarında ihtiyaç için durduklarını dile getiren Hüseyin Aksay, cebimde para olmadığı için herkes yemeğe giderken ben pınarın başına oturdum orada zaman geçirdim. Otobüsün kalktığını söylediler ve otobüse bineceğimde, benim yerime yaşlı bir amca binmiş ben arkada rahatsız oldum sen arkaya geç dedi bende geçtim.

Tarsus’a geldik tam tren yolundan geçerken araç istop etti ve bir tren geldi. Tren bizim araca çarptı o zaman tam 16 kişi öldü. Tabii benim yerime binen amca da öldü. Beni de yaralı olarak Tarsus Devlet Hastanesine getirdiler ve orada tedavi ettiler yani kazadan yaralı olarak kurtuldum. Bunda da vardır bir hikmet.

Tabii arkasından Erdemli’ye geldik  aradan bir hafta geçti bana Şeker işletmelerinden burs başvurusunun karşılığı geldi. Noterden taahütnamenin onaylanması gerektiğini babama söyledim ben anlamam imzalamam dedi diretti. O dönemde Kel Hüseyin denilen bir muz tüccarı var idi. Babama ‘’Çavuş emmi çocuk beleş okuyacak at imzayı dedi’’ ama babam Nuh diyor peygamber demiyor, okuyana falan karışmam diyerek red etti. Beni  aldı götürdü o Kel Hüseyin  Mersin’e üçüncü notere  imzayı attı gönderdik. Bir hafta sonra cevap geldi ve ben burslu olarak Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okumaya aynı zamanda da Şeker şirketinde çalışmaya başladım. Benim çektiğimi gençlikte kimse çekmedi. Ben tüm sıkıntılara rağmen hem çalışıp hem okudum.  

Şeker şirketinde bir süre çalıştım. Benden dilekçe isteyen Mehmet Göbekli de oranın şefi olmuş güzel bir tesadüf. Daha sonra Adana’ya ardından da Mersin’e geldim. Burada şirket değiştirip çalışmayı sürdürdüm.

ERDEMLİ NASIL  İLÇE OLDU

Zahmetli eğitim döneminden sonra  yaşamlarını ilçenin gelişmesine adayanların başında gelen Hüseyin Aksay, Erdemli’nin ilçe oluşunu anlattı.

Ahmet Şenoğlu, Dr. Lütfi Bilgen, Süleyman Özbek (müftü)  İbrahim Öngel  ile birlikte otururken Erdemli’yi Kalkındırma Cemiyeti kurma çabası içine girdiklerini anlatan Aksay, 1951 yılı seçimlerinde İl Genel Meclisi Üyesi seçildiğini ve Erdemli’nin ilçe olması için ilk çalışmaları da o tarihlerde  başlattıklarını söyledi.

Önce Erdemli’nin sınırlarını çizdirmek için Tarsus’lu bir Harita Mühendisi ile anlaştıklarını ifade eden Aksay, ‘’Haritalar çizildi ve il genel meclisinden de geçirerek ilçe olma yolunda önemli bir adım attık. Sıra Ankara’ya gitmeye geldi. Ve biz 35 liraya araba kiraladık ve yola düştük. O dönemin meşhur otellerinden olan Akdeniz Plas oteline isimlerimizi yazdırdık ve o dönemin İçel Milletvekili Refik Koraltan’a telefon açarak Erdemli’nin kaza yapılması konusunu konuştuk. O arada dönemin içişleri bakanı Etem Menderes’i aradı ve bize randevu aldı bize verilen randevu saatinde bakanlıkta buluştuk.

Dahiliye naziri bize niye geldiğimizi sordu biz de Erdemli’yi ilçe yapmak için geldiğimizi söyledik. Dahiliye nazırı ‘’Başınıza kaza mı getirmek istiyorsunuz, zaten bütçe açık  veriyor kusura bakmayın’’ diyerek bize çıkıştı.

Biz bakandan ret cevabını alınca  oradan otelimize gitmek üzere ayrıldık. Ancak, İçel Milletvekili Refik Koraltan’ı arayarak durumu anlatalım dedik. Dr. Lütfi Bilgen ben kayınbiraderim gile gideceğim diyerek bizden ayrıldı. Ben Koraltan’a telefon ettim ve biz gidiyoruz dedim. Koraltan da bana dedi ki, ‘gitmeyin akşam bana gelin’ dedi. Otele bir gün daha kalacağımızı söyledik ve yer ayırttık. Sayın Koraltan Menderes’i aradı bize randevu aldı. İyi de Lütfi beyi arayacağız da şimdiki gibi cep telefonu yok. Bari 4 kişi gidelim dedik. Randevu saatinde Başbakanlığa gittik bizi kabul etti. Başvekil ile görüşmeye başladık. Başvekil bize nasıl hükümetimizi beğeniyormusunuz diye sormaya başladı. Rahmetli Süleyman Özbek, ‘’Başbakanım siz bağdat hikayesini bilirmisiniz dedi. O da bilmem diye cevap verdi ve Süleyman Özbek hoca bağdat  valisinin hikayesini anlattı.

Başvekil Menderes, Özbek hocanın anlattığı Bağdat Valisi hikayesine  uzun süre güldü çok  neşelendi.  Peki nedir isteğiniz sizin diye sordu biz de konuyu anlattık  ‘’Erdemli’yi ilçe yapmak istiyoruz bunun için geldik’’ dedik. Bu arada Başvekil, sekreterini arayarak dahiliye nazırı Ethem beyi aramasını söyledi. Sekreter telefonla aradı ve görüştüler. Başvekil, ‘’Ethemciğim Erdemli grubu yanımda dilekleri benim dileğim’’ dedi ve saat kaçta gelsinler diye sordu. (O tarihlerde yapılan seçimde Erdemli Demokrat Partiye yüzde 96 oy çıkmış. Başvekil bu rakamı bildiği için çok neşeli. Erdemli ne istese onu verecek. Biz sadece ilçe olmayı istedik. Nasip oldu Erdemli’mizi ilçe yaptık.)

Başbakan, içişleri bakanına sordu ne zaman gelsinler, o da saat 4’de gelsinler diyerek randevu verdi. Ethem beyin yanına gittik ancak bizim yüzümüze bakmıyor. Elinde bir kağıt var ve üzerinde sadece Selim yazıyor, altına Erdemli yazdı ve çıkın dışarı dedi ve biz umutsuzca bakanlıktan ayrıldık.

Tarih 17 Şubat 1954, İlçe olmak için müracaat ettiğimiz tarihtir. Bakanın yanından ayrıldık ve Mersin’e geri döndük. 24 Mart 1954 tarihinde de Erdemli’nin ilçe olduğuna dair kanun çıktı.  

Yaptığımız başvuru sonucu ilçe olma kanunu çıktı ancak 5-6 ay süre içinde ilçeye hiçbir yardım verilmiyor. Biz de karar vererek belediye için bir yer arayışına giriştik. Yeri bulduk ilk belediye binası yeri olarak (Şimdiki AK Parti binasının altındaki Turkcell bayisinin olduğu yeri bulduk) seneliği 300 liradan kiraladık ancak kirayı verecek paramız yok para arayışına girdik.

Ben Alata’ya bir iki arkadaşımın yanına gidip alabilirsem alayım diyerek ayrıldım. Hasan çavuşa söyledim biraz yardım ederim fazla yok dedi. Hasan Var’a geldim konuyu anlattım, Hasan emmi bana, oğlum bizim menfaatimiz ne olacak diye sordu. Ben de biran da senin oğlunu belediye başkanı yapacağız dedim. Ben Hasan emmiden 300 lira istedim o bana ‘’Öyle ise sana bin lira veririm’’ dedi.  Parayı bulduktan sonra arkadaşlarla toplandık bir karar aldık ve ilk belediye başkanı olarak ‘’Muhammed Var’’ı belediye başkanı olarak atadık.  Böylece Erdemli’nin ilk belediye başkanı Muhammed Var oldu bunu da kimse bilmez. Yollarımız stablize idi. İlk seçimde rehmetli Abdurrahman Şavk belediye başkanı seçildi. Merkez Mahallesinin ilk muhtarı da Şükrü Çetinel idi.

İLK ÜYE İLK BAŞKAN BENİM

Erdemli’de ticaret yoktu biz ticaret odasını kuralım kendimizin olsun istedik. Rahmetli Ali Kalay ile odayı kurmak için  Silifke’ye gittik. Ardından da Mersin’e giderek oradan da bilgileri aldık ve 1976 yılında Erdemli Sanayi ve Ticaret Odası’nı ardından da Esnaf Kefaleti kurduk. Ticaret odasının ve Esnaf Kefaletin bir numaralı üyesi de Hüseyin Aksay olarak başkanı da benim.

Erdemli’de kapak altı dediğimiz sistemle sebze yetiştirilirdi sera yoktu.  Serayı Tömük’te Kazım Rüştü Güven’in bahçesine bir ziraatçi arkadaş tarafından cam sera yapıldı. Başarılı olamadı. 1964 yıllarında  ben İtalya’ya gittiğimde serayı gördüm ve ben yapayım dedim. Ancak serayı yapacağız da ülkede naylon yok seranın üzerine kapatacak. Tek Toprak Mahsulleri Ofisi’nde var. Ben naylonu oradan aldım ve sera yaptım. Millet serayı merak ediyor, içeri giren aşırı sıcaktan bunalıp geri çıkıyor. Seradan çıkanlar ‘’Bu adam deli’’ dediler sıcaktan sebze yanar dediler. Ben sıcağı ve söylenen sözleri dinlemedim sebzeyi yetiştirdim ve çok ta iyi para aldım onunla da bir otomobil aldım. Ondan sonra millet Erdemli’de seraya yöneldi ve yani serayı keşfetti.

ERDEMLİ’NİN ŞEHİR PLANI

İller Bankası kanalı ile İtalya’dan bir şehir plancısı getirdik. Ben fransızca bildiğim için o da benimle muhatap olurdu. Oturup kentin geleceğini planlamak için plan yaparken Kuzey güney geniş yollarla açık olsun. Dağ deniz rüzgarını alırsa ilçe nefes alır dedim. Planda ana yollar 30 metre genişliğinde, ara yollar 15 metre olsun, evlere de 500 metrelik arsalar ayıralım dedik. İtalyan mühendis 3 ay çalıştı plan hazırladı  konuyu belediye meclisine getirildi. Mecliste, 30 metre yol mu olur, yollara tayyare mi indiriceksiniz denildi. 30 metrelik yollar 22 metreye ara yolları da 15’den 7,5 metreye düşürdüler. Yapmayın desekde olmadı geniş yolları yapmadılar imardan geçirmediler.   Eğer o plan kabul edilmiş olsaydı inanın Erdemli Akdeniz’de bir numara olurdu örnek kent durumuna gelir, dünyanın en güzel şehri olurduk ancak yapmadılar ilçenin geleceğine kıydılar. Bu olay çok zoruma gitti” dedi.

Bizleri üç saat boyunca ağırlayarak Erdemli’yi anlatan Hüseyin Aksay ve Eşi Türkan Aksay’a teşekkür ediyoruz.

erdemli ajans hüseyin aksay mersin turunç dergisi
Advert
Sende Yorum Yaz.
Kalan karakter sayısı : 500
HERKES BUNU KONUŞUYOR X
Bu Maç Kaçmaz!!
Bu Maç Kaçmaz!!
Yıldız Başkanlığı Bıraktı
Yıldız Başkanlığı Bıraktı
Kocamaz Erdemli’de
Kocamaz Erdemli’de
Vatandaşın İnternet İsyanı
Vatandaşın İnternet İsyanı